Maarif Modeli

TEDMEM tarafından hazırlanan rapor iklim dirençli yeşil eğitim için yedi kritik adımı açıklıyor

Türk Eğitim Derneğinin düşünce kuruluşu TEDMEM, Türkiye'de iklim krizine karşı dirençli bir eğitim yapısı kurulması amacıyla hazırladığı yeni değerlendirme raporunu kamuoyuna sundu. Çalışmada, müfredatın derinlemesine dönüşümünden eğitim kurumlarında temiz enerjiye geçişe kadar yedi stratejik politika önerisi yer alıyor.

Hürriyet · 6 Kasım 2026

TEDMEM tarafından hazırlanan rapor iklim dirençli yeşil eğitim için yedi kritik adımı açıklıyor

Haberin Devamı

TEDMEM, Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da 9-20 Kasım tarihlerinde düzenlenecek COP31 öncesinde yayımladığı raporla, iklim değişikliğine karşı eğitim sisteminin güçlendirilmesine yönelik yedi politika önerisi sundu. Raporda, “Dünya genelinde yaklaşık 1 milyar çocuk, iklim ve çevre tehlikelerinin yoğun olduğu ülkelerde yaşıyor. Yalnızca 2024 yılında en az 18 ülkede iklim kaynaklı olaylar nedeniyle eğitime ara verildi. İklim kaynaklı eğitim kesintilerinden etkilenen öğrencilerin yüzde 74’ü düşük ve alt-orta gelirli ülkelerde yaşıyor. İklim krizi eğitimde fırsat eşitsizliğini derinleştirmektedir” denildi.

İKLİM RİSKLERİ ÖNEMLİ ÖLÇÜDE AZALTILABİLİR

“Eğitim iklim değişikliğinden etkilenen bir alan olmanın yanı sıra bu sorunla mücadelede önemli bir rol üstleniyor. Eğitimin bu alanda sağlayabileceği katkı çarpıcı verilerle ortaya konuldu. Eğitim sonuçlarını iyileştirmeye yönelik yatırımlar, 275 milyon çocuğun karşı karşıya olduğu iklim risklerini önemli ölçüde azaltabilir. Lise düzeyinde iklim eğitiminin yaygınlaştırılması ise, 2020-2050 döneminde yaklaşık 18,8 milyar ton karbon salımını önleme potansiyeli taşımaktadır. Bir yıllık ilave eğitim, iklim duyarlılığını ortalama yüzde 8,6 artırmaktadır. Türkiye, küresel karbon salımlarında 15’inci sırada bulunurken çocukların iklim ve çevre tehlikelerine maruziyeti bakımından 163 ülke arasında 97’nci sırada yer aldı. Salımların azaltılmasına yönelik politikalarla çocukların korunmasını sağlayacak önlemlerin birlikte yürütülmesi gerekmektedir. Türkiye’nin 2053 Uzun Dönemli İklim Stratejisi’nde eğitimin, salımların azaltılması ve iklim değişikliğine uyum bakımından ayrı bir sektör olarak tanımlanması gerekir. 2025 yılında kabul edilen İklim Kanunu’nda ise eğitime sınırlı düzeyde yer verilmiştir. Bu değerlendirmeler doğrultusunda, okul altyapısından öğretmen yetiştirmeye, öğretim programlarından finansmana kadar eğitim sisteminin bütün bileşenleri iklim politikalarına dâhil edilmelidir.”

7 BAŞLIKTA ÖNERİLER

1) Çocuklar, sağlıklı bir çevrede ve iklim adaletinin tesis edildiği bir dünyada yaşamalı ve eğitim görmelidir.

2) İklim mevzuatı ve uluslararası beyanlar, iklim değişikliğiyle mücadelede eğitim alanında yapılacakları içerecek şekilde gözden geçirilmelidir.

3) İklim değişikliğiyle mücadeleye ve yeşil eğitim politikalarına yeterli kaynak ayrılmalı ve bu kaynaklar adil dönüşüme uygun ve kapsayıcı biçimde kullanılmalıdır.

4) Kamu yatırımlarıyla ve denkleştirme-dengeleme düzenlemeleriyle Türkiye’deki tüm okulların temiz enerjiye geçişi sağlanmalıdır.

5) Yeşil eğitim için belirlenen standartların niteliği, sürdürülebilirliği, etkililiği ve bütünselliği kâğıt üzerinde kalmamalıdır.

6) Öğretim programlarının dönüşümü derinlikli olmalı, öğretmenlere sunulan destek ülke çapında yaygınlaştırılmalı ve desteğin kapsamı genişletilmelidir.

Kaynak: Hürriyet — Eğitim Haberleri